EAT CLEAN

Dedim ki, geldim. Baktım herkes en çok Eat Clean mevzusunu merak etmiş.

Sevgili okur, günlerdir acz içindeyim, yazacağım ama ne yazacağımı bilmiyorum. Çünkü hafta sonu tecrübesinden bir kere daha gördüm ki, benim için kolay olan başkasına çok zor olabiliyor. Sakın deme, ukala geldi! Valla ukalalıktan söylemiyorum ama Eat Clean de belki Amigurumi gibi bir şey. Aslında çok kolay ama sabır, dikkat ve biraz da beceri gerektiriyor. Bana göre herkes her ikisini de çok kolay yapar.

Eat Clean’deki mihenk taşı, yani bana göre, endüstriyel olandan kaçınacaksın. Doğal yetiştirilmiş, katkısız ürünü bulmak artık çok zor ya da bulunuyorsa da pahalı. O zaman elimizde ne var ona bakmak gerek.

Öncelikle yemek için elinize aldığınız şeye bakın, eğer üzerinde “içindekiler” diye bir yazı varsa, lütfen yerine koyun ve uzaklaşın. Başka bir deyişle, paketli ne olursa olsun kaçının. Eğer bunu yapabiliyorsanız, zaten olayın %80 i bitecek. Durun ve düşünün, bana mutlaka hak vereceksiniz.

Eat Clean bana kolay çünkü  yiyeceğimi hazırlamak hiçbir zaman bana yük gelmedi. Oldum olası ıvıdı zıvıdı, cips, gazlı içecek, tatlı yiyecek içecek vs sevmem. Şarap severim ki, o da bayatlamış üzüm suyu ve zaten içsem içsem ne kadar içebilirim?

(Burada itiraf ediyorum, tek günahım patatesli börekti. Bir tepsiyi hıklamadan yerdim, inanın. Buradaki motivasyonum, kabul biraz sert, “ahanda şimdi kanser oldum, midem bulanacak diye tedaviyi ret mi edeceğim?”di. Yediğim son patatesli börek bende kalsın, bundan sonra yemediklerimi yediklerime sayarım, dedim ve oldu da bitti.)

Sevgili okur, bi zahmet kendi yiyeceğini kendin hazırlıyorsun Eat Clean’de. Eğer bunu 3 hafta yapabilirsen, benden sana garanti dışarıda salata dışında bir şey yemek istemeyeceksin. O salataya da restoranın mutfağında sos koyurmayacak, limon suyunu ve yağını masada kendin koymak isteyeceksin.

Çok basit şeyler var yapılabilecek. Bir kere bakliyata kesinlikle iade-i itibarını vermeli, her zaman buzdolabında 2 çeşit haşlanmış olarak bulundurmalısın. Hiçbir zaman aç kalmazsın. Örnek, nohut ve buğday var diyelim dolapta. Zaten yoğurt illa ki vardır. Eğer iki dal maydonoz ve dereotu da varsa, hele bir de nane, bi de semizotu… yeşillikleri incecik doğra, bir kaşık nohut, birkaşık buğday, çeyrek limon suyu, tuz ve pulbiber ekle… var ya bunla akşam karnın doyacak bir, ikincisi bu tat damağını memnun edecek, üçüncüsü de 1,5 iskender yerine bunu yediğin için ruhun mutlu şekilde yatağa gireceksin.

Yukarıdan ne anlıyoruz: buzdolabının içeriği değişecek. salam, sosis, cheddar peynirinden yeterince tost yapıp yedin şimdiye kadar, burada bir son ver. Biraz zaman harca, yeşil salata malzemelerini yıka kurut, kaplara kağıt havluyla koy, elinin altında olsun. Salam gitsin, yerini füme somon alsın. Yeşilliğin üstüne iki kaşık yeşil mercimek, somonu koyarsın, al sana yine nefis bir öğün olur.

Bol su iç, kahve içeceksen filtre kahve iç, alkol istiyorsan da şarap tüket, siyah çayı bırak yeşil çay girsin hayatına, biliyorum kabul etmek zor ama bir süre sonra insan siyah çayı arar gibi yaseminli yeşil çayı arıyor.

Kilo verirsin vermezsin, onu bilemem çünkü kilo vermek amaçlı diyet listelerinin kişiye özel olması gerekiyor. Günde 5 km yürüyen, alkol tüketmeyen birisi ile ancak 3000 adım atan, öğlen mantı, akşam kebap gömen birine aynı diyetin uygulanamayacağı aşikar.

Eat Clean’le hayat gerçekten kolaylaşıyor, bir süre sonra ne yiyeceğini düşünmez oluyorsun ve bence bu insana gerçek anlamda bir özgürlük sağlıyor. Biraz anlamışsındır sevgili okur, bu beslenmede karbonhidrat ve yağa pek fazla yer yok.

Tam da yerine gelmişken söyleyeyim, geri dönüşte blog yazılarında değişikliğe karar verdim. En azından yeni bir pencere olacak diyebilirim.

İş gereği her gün bir sürü tıbbi makale okuduğumdan bahsetmiştim. Biraz da blog için okumaya, ilginç bulduklarımı, sizi meraklandıracağını düşündüklerimi buradan paylaşmak istiyorum.

O zaman, şimdi bundan sonrakinin başlığını iştah açıcı olarak vereyim: İleri yaşlarda yaşam becerileri, varlık, sağlık ve iyilik hali.

Eğer bu yazıların ilgisini çekeceğini düşündüğünüz, faydalanmasını isteyeceğiniz dostlarınız varsa paylaşırsanız sevinirim.

Öyle yani…