ISIRILMIŞ ELMA

Her ne kadar başarısız bir uygulama olsa da yukarıda gördüğünüz ısırılmış bir elma, doğru. Apple’ın logosuyla ne kadar ilgisi var, bilmiyorum ama bildiğim bir şey varsa ben bu elmayı Turing’in elmasına benzetmek için ısırdım.

Açıkcası ben, hemen hiç meyve yemem. Hani, mevsim geçer ben ağzıma portakal, şeftali, vs sürmem. Şekerli oldukları için olabilir. Biraz kavun severim, o da çekirdeksiz ve güzel kokulu olduğu için muhtemelen.

Turing, yani Alan Turing, bir kriptanalist. Bu yıl, 2012 Turing yılı. Ben bugün sizlere Alan Turing’in acıklı ve tuhaf öyküsünü anlatmak istiyorum. Bilmeyenler için, elbette.

Alan Turing 23 Haziran 1912’de doğmuş. Yengeç burcuymuş. Hindistan’da doğmuş. Öldüğündeyse tarih 7 Temmuz 1954 imiş. Epi topu 42 yıl yaşamış. Matematikçi, mantıkbilimci ve kriptanalist.

Kendisi artık tüm dünyada bilgisayarın ve yapay zekanın babası olarak kabul ediliyor. Asperger sendromunu düşündüren dış görünüş ve başka özellikleri varmış. Kısa, tıknaz ama sağlam yapılı vücut, tiz ses, ukala ama zeki ve esprili bol konuşma, hatta öyle hızlı konuşurmuş ki, söylediklerinin çoğu anlaşılmazmış.

İkinci Dünya Savaşı sırasında Bletchley Park’ta İngiltere’nin kod kırma merkezinde çalışmış. Burada Almanların şifreleme sistemi Enigmayı kırmayı başarmış. Hatta denir ki, II. Dünya Savaşı Turing sayesinde en az bir yıl erken bitmiştir.

Turing ziyadesiyle tuhaf bir adammış. Kendisiyle birlikte Bletchy Park’ta çalışmış Ronald Lewin’in dediğine göre, her yıl Haziran ayında Turing’in saman nezlesi tutarmış. O da polenlerden korunmak için sürekli bir gaz maskesi takarmış. Bisikletinin zinciri belirli aralıklarla atarmış. Onarttırmak yerine pedal çevirdikçe turları sayar, atacağı zaman inip eliyle yerine takarmış. Bir başka tuhaflığı da kahve fincanını çalınmasına önlem olarak radyötöre zincirlemesiymiş.

Savaş boyunca Turing’in var olan homoseksüel eğilimi göz ardı edilmiş. Turing 1941’de çalışma arkadaşı Joan Clarke ile nişanlanmış ama Turing’in nişanlısına homoseksüel açıklaması ile ilişki uzun sürmemiş.

Turing ilk kez 1946’da depolanmış-program bilgisayarının ayrıntılarını tarif ettiği bir makale yayınlamış. Bir takım otoriteler yeterli bulmamış ve “Dr. Turing’e ait birçok fikirle dolu olduğu” söylenmiş.

1948’de Manchester Üniversitesi Matematik Bölümü’ne geçtikten sonra yapay zeka üzerinde çalışmaya başlamış. Turing tarafından geliştirilen ‘Turing testi’ yarım yüzyıldan uzun süren yapay zeka tartışmalarının son halkasını oluşturmuş.

1952’de Alan Turing Manchester’da sinema önünde Arnold Murray adında biriyle tanışır. Önce bir öğle yemeği randevusu verirler birbirlerine, daha sonra Turing, Murray’i hafta sonunu geçrimek üzere evine davet eder. Murray birkaç kez Turing’in evine gider ve geceyi orada geçirir. Sonrasında Murray hırsızlık maksadıyla Turing’in evine girilmesine karışınca Turing bunu polise bildirir ve Murray’le cinsel ilişkide bulunduğunu, homoseksüelliğini ifade etmek zorunda kalır.  

O zamanlar eşcinsellik yasadışı olduğu için Turing yargılanır ve hüküm giyer. Kendisine iki seçenek sunulur. Ya ceazevine girecek ya da libidosu azaltılmak üzere hormon tedavisi görecektir. Turing ikincisini seçer. Östrojen hormonu enjekte edilerek kimyasal kastrasyon yapılır.

1954 yılında evinde temizlikçi tarafından ölü bulunur. Yapılan otopsi sonucuna göre siyanürden zehirlenmiştir. Ölü bulunduğu yatağının yanında yarısı yenmiş bir elma bulunur. Elma siyanür açısından test edilmemiş olsa da Turing’in elmada yediği kadarında öldürücü dozda siyanür olduğu iddia edilmiştir. Turing’in annesi siyanür zehirlenmesinin kaza olduğu konusunda ısrar etmişse de Turing, annesine inanılabilirlik sağlamak üzere böyle intihar etmiştir. Bir taraftan da Turing’in intiharı en sevdiği masal olan Pamuk Prenses’e gönderme şeklindedir.

Benim dünyadan Alan Turing diye birinin geçmiş olduğunu öğrenişim kısa süre önce oldu. İntihar Dükkanı’nı okurken, Tavache ailesinin aykırı çocuğu Alan vasıtasıyla tanışmıştım.

Sonrasında da Turing’in Hezeyanı geldi. Aslında okunup bitmek üzere olan Turing’in Hezeyanı’na bir girizgah bu yazı, sırf yarın ya da öbür gün kitap hakkında yazdıklarımı okurken size kolaylık olsun diye…

İnsan kendi kendine sormadan edemiyor. Acaba Alan Turing bir yirmi yıl daha yaşasaydı dünya şimdikinden ne kadar farklı olurdu?

Bitirmeden, Apple’ın logosunun Alan Turing’in siyanürlü ısırılmış elmasına bir çeşit ithaf olduğuna dair spekülasyonlar var. Bence gayet mantıklı ve öyle olması da çok doğal ama Steve Jobs, okumadım ama bildiğim kadarıyla biyografisinde bunu yalanlamış.

Öyle yani…

P.S: Kaynak –> http://en.wikipedia.org/wiki/Alan_Turing