KÖPOĞLU

Sevgili okur, tatilde olmam ne bloga yazmama ne de yemek yapmama engel değil. Zaten Pazar günü eltimgilde kendimi mutfakta kaybettiğimi söylemiştim hatırlarsan.

Şimdi yine mutfaktan uzaktayım. Yurdumun Selimiye adlı cennet köşesindeyim. Bu yılın planı Datça’da tatil yapmaktı, lakin geçmişten akılda kalan Selimiye anılarından sonra Datça’ya ısınamadık, orada kalmak mümkün olamadı. Kürkçü dükkanına geri döner gibi geldik Selimiye’ye…

Bugün size Köpoğlu tarifi vereceğim. Her zaman olduğu gibi belirtmekte fayda var bu benim köpoğlu tarifim. Orjinali nasıldır, bilmiyorum. Tahmin edersin ki okur, çok da umurumda değil.

Hadi, başlayayım anlatmaya…

Önce 3-4 adet patlıcanı közlüyorsunuz. Evde ben bu işi fırında yapıp, sonrasında pişen patlıcanları kolay soyulsunlar diye poşetin içinde bekletiyorum. Soyulmuş patlıcanları biraz tuz ilave ederek çatalla iyice ezdim.

Sade (sarımsaklı tercih eden olabilir) yoğurdu patlıcanların üzerine yaydım.

Domates sosunu ise şöyle hazırladım. Aslında bu benim aynı zamanda şakşuka sosum. Üç tane domatesi soyup küp küp doğradım, tuz, bir tane kesmeşeker, ince doğranmış iki baş sarımsak ve göz kararı sirke ekledim. Domatesler suyunu çekesiye (bu sulu kalmaması ama tam da suyunu çekmemesi anlamına geliyor) pişirdim. Domates sosunu yoğurtla karıştırmamaya özen göstererek patlıcan ve yoğurdun üstüne yaydım.

En üste de ince doğranmış maydanoz, kırmızı ve yeşil biberleri (tercihim acı olanından)  koydum. Galiba biberler közlenerek de konuyor ama ben çiğ daha çok seviyorum.

Afiyet olsun…